Gerçekten kim olduğunuzu biliyor musunuz? Nelere muktedir olduğunuzu, neler yapabileceğinizi, başarabileceğinizi…Hem de kimsenin yardımı ve evrenin torpili olmadan…İşte sır bu.

 

Boşverin çekim yasasını falan, size paketleyip satmaya çalıştıkları tek gerçek var. Ya bu gerçeğin farkında olursunuz ya da farkında olanların esiri olursunuz. Gerçek şu ki, negatif bir zihinle pozitif bir yaşam yaşayamazsınız. Nasıl mı kurtulacaksınız bu işten, değişmek mi istiyorsunuz gerçekten?

 

O zaman fabrika ayarlarına geri döneceksiniz. Bilimsel verilerle konuşmak gerekirse onu da yapabiliriz, beyniniz negatif olan hiçbirşeyi anlamıyor, hepsini reddediyor, ta ki siz bu ayarları bozana kadar. Dolayısıyla fabrika ayarlarınıza geri döndüğünüz anda muhteşem bir yaşamın kapılarını açmış oluyorsunuz.

 

İşte bu iş bu kadar basit değil, fabrika ayarlarına dönmek istiyorsunuz ama olmuyor değil mi? Fena bozmuşsunuz kendinizi, bir tamirciye ihtiyacınız var.

 

Evet o tamirci de tahmin ettiğiniz gibi benim. Neyi mi tamir ediyorum? Bozulmuş olan edindiğiniz kötü huyları tamir etme işlevinizi tamir ediyorum. Nasıl mı tamir ediyorum? Merak etmeyin, sizden ve kendi kaynaklarınızdan başka hiçbirşey kullanmadan yapmaya çalışıyorum bu işi… Sanmayın benim hayatımda herşey muhteşem ve 10 numara, tabi ki değil. Ama mücadelemi keyifle yapıyorum. Abuk sabuk bir insanla ben hiç mi karşılaşmıyorum, hem de fazlasıyla. Sizin tırmandığınız sinir ve tahammül merdivenini ben de tırmanıyorum ama siz orada kalırken ben bir bir tırmandığım basamakları iniyorum. İşte bunu başarabilmek uzun ve sonsuz bir yolculuk. Ben kişisel yolculuğuma çocuklarımın doğumuyla çıktım, her gün yeni bir öğreni ile keyifle yolculuğumu sürdürüyorum. İşte siz de böyle bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, kararlıysanız ve işte tam zamanı diyorsanız bu yazıyı okuduğunuzda, size şunu söyleyebilirim: Çok iyi bir yol arkadaşı olabilirim.

 

Unutmayın hayatlarımızı yaptığımız seçimlerle yaşıyoruz, işler ters gittiği zaman kurban mı olacağınız oyuncu mu olacağınız size ve tamir görüp görmediğinize kalmış. Önemli olan kaç kere düştüğünüz değil, her seferinde kalkıp kalkamadığınız. Kalkmak ve oyuncu olmak istiyorsanız, değişmek istiyorsanız, fırsat parmaklarınızın ucunda…Yardıma hazırım…