Pazarlama ne değildir?

Pazarlamanın ne olduğunu iş dünyasında herkesler biliyor (!) çok şükür, herkes şu şöyle yapılmalı bu böyle yapılmalı diye hariçten gazel okuyor. Okurlar tabi, kendileri yapmıyorlar ki, hiç yapmamışlar ki, bir değil 3 adım ötesini düşünmüyorlar ki.

Özellikle yönetim tayfası çok meraklıdır pazarlamacılık oynamaya. O pozisyonlarda iş mi yok güç mü az anlamak zor, mali işler müdürü bile gelir der ki sunumun orası kırmızı olsun. Arkadaş mavi olsa ne olur ki, pazarlama öyle karar vermiş, mavi kalsın yahu. Arkasından teknik müdür görür konuyu hemen der ki bence bu slide buradan gelsin arkasındakiyle yanarlı dönerli birleşsin. Bırakın arkadaş bunların en iyisini yapacak bir adam alıyorsanız işe, bırakın o yapsın, bırakın, kopun.

Bu noktada pazarlamanın ne olmadığını anlatmak istiyorum işte:

Bir kere Pazarlama SATIŞ demek değildir: Özellikle ülkemizde pazarlama kavramı satış ile karıştırılıyor. Bir çok iş ilanında pazarlama elemanı başlığı altında satış elemanı arıyorlar. Pazarlama tabii ki de satış ile bağlantılı bir kavramdır. Müşteri ile firma arasındaki köprüdür ve satışın gerçekleşmesini sağlayan katalisttir.  Ancak satışın kendisi değildir.

Pazarlama sadece yaratıcılık değildir: Birçok kişi pazarlamanın yaratıcılık gerektirdiğinden bahseder ve bunu nasıl yapacağını bilemez. Yaratıcılık her dalda olduğu gibi pazarlamaya da bir artı katar. Ancak gerçek pazarlama veri toplayarak,  analiz yaparak ve yorumlayarak ilerlemektedir. İşte bu bilgiden yoksun ego şişmanı genel müdürümüz devreye girer ve şöyle yapalım, böyle yapalım diye fikir üstüne fikir verir, sonra da toplantıdan sonra çevresindekilere bi yapmadığım pazarlama kalmıştı, onu da ben yapacaksam, ohoooo diye caka satar. Şişmanın anlamadığı daha doğrusu bilmediği birşey vardır. Hayal eden, gerçekleştiren, eleştiren üçlemesi. Bu üçlemede pazarlama konusunda en kolayı hayal eden pozisyonudur. Salla sallayabildiğin kadar, iyi de iş onu gerçekleştirmeye geldiği zaman, kim yapacak, nasıl yapacak, kaç para harcayacak gibi sonsuz sorular silsilesinde boğulur kalır.

Pazarlama yalnızca reklam yapmak değildir:  Reklam pazarlama karmasının içinde sadece bir eleman olup, pazarlamanın belirleyeceği hikayeyi anlatma sanatıdır. Reklamcılık ayrı bir daldır, pazarlamacının reklamcı olması abesle iştigaldir, kötüdür, tu kakadır. Genel kanı şirketlerde özellikle satış takımının pazarlamayı kağıt kürek müdürlüğü olarak görmesidir, yanlıştır, sığ bir satışçı yaklaşımıdır.

Pazarlama sosyal ağlarda beğenilmek, takipçi toplamak ve yorum almak değildir: Günümüzde sosyal ağlarda yalnızca beğeni almak, takip toplamak ve iyi yorumları dikkate alarak markaların ego tatminini sağlamak bu araçları hedefine ulaştırmaz. Acaba siz buradan yola çıkarak buradaki iyi yorumları değil de kötü yorumları nasıl yönetebileceğinize bakacak mısınız yoksa 100 kişiden bir kendini bilmez yazmış, ne yapalım mı diyeceksiniz?

Pazarlama komplike stratejiler kurmak ve uygulamak değildir: Gerçekten pazarlama basittir. Eğer kompleks hale getirmez temel doğrular felsefesinden yola çıkarak sadece temeli doğru ve çok iyi yapayım derseniz işin 80%’ini mükemmel yaparsınız. Bu noktada değişimin ve gelişimin en büyük düşmanı olan mükemmelliyetçi yapı devreye girer ve 80% yetmez 100% olacak der ve bu yaklaşımla 20%’yi ancak bulursunuz. Esas marifet basit düşünebilmek ve basitçe anlaşılabilir olmaktır.

Aklıma gelen bir kaç madde böyle işte, pazarlama hakkında daha da detaylı konulara gireceğim.

Sağlıkla kalın

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *